8 Ocak 2013 Salı

ONLİNE ALIŞVERİŞ YÜZÜNDEN YENİ HOBİM; AÇIK ARTTIRMA!

Merhaba Pinkylerim;

    Bugün kimilerinizin bildiği kimilerinizin keşfetmek istediği bir konuyla başlıyorum yazıma; Online Alışveriş! Ne kadar güvenilir olduğu tartışılan ve sahte replika ürünlerin en geniş pazarı açtığı yerdir online alışveriş siteleri.. Benim 2005 yılından beri kesintisiz kullandığım tek site Gittigidiyor.com. Yıllardır görmediğim ne sahte ürünler, ne yüzsüz satıcılardan aldığım olumsuz mesaj ve puanlar kalmasada hep paramı geri alabildiğim ve iade hakkım saklı olduğu için gittigidiyor'u tercih ettim.


    Öncelikle GG (gittigidiyor.com'un kısaltılmışı) hakkında edindiğim tecrübeyi paylaşmak daha sonra aldıklarıma geçmek istiyorum. Gelelim GG'de alışveriş yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiğine;

1) Bir ilana bakarken ''10-12 iş gününde teslim edilir'' yazıp yazmadığına dikkat edin. Bu konu önemli, Türkiye sınırları içinden kargolanan 1-3 iş günü içinde gelen ürünleri tercih edin her zaman. Yurtdışından gönderim yapıldağında kargonuz kozmetik yasası yüzünden gümrüğe takılmadan 10 günde elinize ulaşsa bile size verilen alım yapma süreniz bittiği için iade etme hakkınız ortadan kalkıyor bu yüzdende o paketten ne çıkarsa ödeme yapmaya mecbur bırakılmış oluyorsunuz. GG'nin müşteri hizmetlerininde bu konuda yasal olarak yapabileceği birşey yoktur çünkü şirket politikalarını kendi rızanızla çiğnemiş oluyorsunuz ve onlarda ödemenizi yasalar gereği satıcıya aktarmak zorundalar maalesef. Bu yüzden  macera yaşamak istemiyorsanız ''10-12 iş günü'' yazan ilanlardan uzak durun.

2) Bir ürün almadan önce satıcıyla iletişime geçin her zaman, merak edip soracak birşey bulamıyorsanız bile ''ürünüze ödeme yapıyorum sizede bol kazançlar şimdiden gözlerim yollarda paketi bekliyorum!'' gibi arada sıcaklık kuracak iki satır yazın ki, kargo geciktiğinde yada üründe beklemediğiniz bir sorun olursa medeni bir şekilde konuyu halledilebileceğiniz muhatabınız olsun. Bir alışverişimde kargom gecikmişti ve satıcıyı aradığımda ''bana ne, takip numarası yazılı, ara kargoyu kendin sor!'' deyip suratıma kapatmıştı ayının biri bu bana ders, kulağıma küpe oldu. Bu olaydan uzun zaman sonra almadan önce yazıştığım başka bir satıcıysa kargom kaybolduğu için hediye olarak fazladan 1 body mist daha koyarak tekrar hazırlayıp göndermişti aynı paketi.. İşte bu yüzden alımdan önce yazışmak önemli!

3) Ürünün sahte mi gerçek mi olduğunu sormaktan çekinmeyin. İmitasyon satıcılar bu konuda çok pişkindir ve genelde ''parfümümüz ithal'dir:)'' yada '' %100 tester üründür:)'' gibi sonu gülücükle biten şifreli bir mesaj yazarlar size. Bu demektir ki ürün imitasyon yani sahtedir ama mesaj denetimlerinden dolayı açıkça yazamadıklarından bu yola başvururlar:))

4) Olurda kozmetik değilde aksesuar, takı yada giyim alacaksanız JAPON STYLE lara dikkat etmeniz gerekmektedir. Satıcıya '' daha önce japon style aldım malzemesi yada kesimi faklı ürün gönderdiler sizin ürününüz resimdekiyle birebir aynı mıdır? iade işlemleriyle uğraşmak istemiyorum.'' yazın. Bu Japon style sahtecilerininde şifre kelimesi ''İADE İŞLEMLERİ'' dir. İade nedeni açıklaması yazılı ihbar bildirimi sayılabildiğinden GG politikası gereği yasal işlem görebilme tehlikeleri var. Tam da bu yüzden size doğruyu söylemek zorunda kalırlar. Geri gelen mesajda büyük ihtimalle '' kumaştan kaynaklanan farklılıklar vardır bilginize!'' yada '' kesimden kaynaklanan farklı duruş gösterebilir giydiğinizde bilginize!'' yani kısaca '' Anacım zahmet etme salı pazarınada aynı malı indiriyoruz gel oraya doya doya bakarsın!'' demek istiyordur.

5) Kargonuzu kesinlikle getiren elemanın yanında açın. Gelen eleman işgüzarlık edip '' Dağıtım yoğun bugün,bekleyemem abla!'' falan derse dinlemeyin ''bekleyin belki iade edebilirim'' demekten çekinmeyin sakın yada aceleyle alıp ''sonra bakarım nasılsa!'' hatasına düşmeyin. Ne arsız satıcılara derdimi anlatamayıp ''ama aldın artık kargoyu, aldığında iade etseydin o zaman, geri iade almıyoruz!'' lafını duyarak paracıklarımı kaptırdığımı tahmin bile edemezsiniz..   

5) Ve Son olarak en büyük eğlencem AÇIK ARTTIRMALAR hakkında.. Peşinde olduğunuz ürünün son yarım saati yada 15 dk ilan açık şekilde bilgisayarın başında olun çünkü bazı açık göz satıcılar, son dakika sahte bir hesaptan ürün ucuza gitmesin diye yüksek teklifle sizin teklifinizi kırabiliyor yada benim gibi açık arttırma kuşları izlemede tuttukları ürünleri son dakika patlatabiliyor:)) bu yüzden her kattıldığınız açık arttırmanın son anlarında sitede aktif olmanız demek satıcının bu hileye başvuramasını yada sizin eli boş gönlü hoş kalmanızın önüne geçer...


6) Eğer sizde bir GG satıcısıysanız ve bu yazıyı okuyorsanız darılmayın lütfen! Bende arada GG satıcılığı yapıyorum, seyyahatlerimde aldığım kofre setlerin kullanmadığım parçalarını satıyorum ama kimseyi kandırmıyorum ve dolandırmıyorum açık açık yazıyorum ilanlara kofreden çıktığını:) Ama alıcı olarak başımdan geçenler satıcılıktan daha çok. Zaten sevemedim satma işini açık arttırmalar en zevklisi! Birde beni okuyorsanız eminim yukarıda bahsi geçen satıcılardan olamazsınız siz, ben okuyucumu bilmez miyim hiç? nıçk nıçk:))

    Bu yazıyı burada bırakıyorum çok uzun oldu çünkü hemen aynı başlığın yanına 2 yazarak kasım ve aralık ayında GG'den kaptıklarıma geçiyorum ki aldıklarımı okumayada haliniz kalsın:)

                                                                                     KİSS KİSS!!
                                                                                                        PİNKBUNNY


7 Ocak 2013 Pazartesi

L'ACTİON KİRPİK BAKIM MASKARASI

Merhaba Pinkylerim;

    Geçen ay verdiğim sözü tutmuş olmanın gururuyla başlıyorum yazıma. Benim bu markaya olan zaafımı sürekli okuyan izleyicilerim bilir, kendisiyle küçük yaşta gözenek küçültücü kremi ile tanışmıştım  2012 kasım yazılarının içinden dilerseniz ulaşabilirsiniz (hala yazı içerisine link vermeyi öğrenemedim bu arada:)). Orada markayı uzuuun uzuuun anlattığım için kısa geçiyorum ve olumlu, olumsuz tüm yanlarıyla hemen L'action kirpik serumu değerlendirmeme geçiyorum..



    Resmin çok kaliteli olmadığının farkındayım. Malesef yanımda kamera olmadığı için ipad ile çekmek zorunda kaldım, bu yüzden üzgünüm pinkylerim:( Bu küçük özürden sonra hemen nasıl kullandığıma, artılarına ve eksiklerine madde madde geçiyorum;

1) Ürünü her sabah ve akşam düzenli olarak 3 hafta kullandım hala da devam ediyorum. İlk zamanlar her sabah uyandığımda sürüyordum yanlız farkettim ki bir saat içinde gözlerim hafif yanmaya başlıyor ve sulanıyordu, bende öğlene doğru uygulamaya başladım ve bu sorun ortadan kalktı. Gözleri sabah hassas olanlara tavsiye etmem zira bu etkisinden dolayı kullanmaktan vazgeçebilirsiniz..

2) Jel maskaraya benziyor gibi görünsede, kirpikte herhangi bir sertleşme etkisi göstermediği ve silikonumsu bir etkisi olduğu için rahatlıkla üzerine kirpik kıvırıcı kullanabilirsiniz yada rimel sürebilirsiniz.Ben ürünün üzerine birkaç farklı rimel çeşidi kullandım, bir gün Essence Get Big Lashes rimel sürdüm başka birgün Lancome Virtuose rimelini kesinlikle rimelin görüntüsünü etkilemedi tam aksine kalıcılığını arttırdı sanki. Çünkü gün içinde akma yapan pembe, mavi gibi renkli rimellerim bile bununla sabit kaldı. Pek uzatma etkisini görmesem bile, yaz aylarında normal rimelleri waterproof'a çevirmek için astar olarak kullanılası bir ürün bence:))

3) Ürün bir süre sonra hafif kahverengileşmeye başlıyor, sakın korkmayın ''bozuk muydu acaba?'' diye. Ben o haliyle Gratis'e geri götürdüm, bana şeffaf maskaralarda bunun olabileceğini kalem, far vb. kalan artıklarının kirpik diplerinden sürdüğüm için fırçaya yapıştığını ve bununda renk değişikliği yaptığını ama serumun formülünün bu durumdan ertkilenmediğini söylediler. Doğrusu bu açıklamadan emin olmak için güzellik uzmanılığı yapan birkaç arkadaşımı aradım, onlarda aynı yorumu yapınca yeni birşey daha öğrenmiş oldum bende hayatımda; Şeffaf şeylerde kirlenirmiş bir gün, hep şeffaf kalmazlarmış!:)

3) Ve gelelim en önemli konuya ''İşe yaradı mı?''...
    Uzatma konusunda kesinlikle HAYIR! Gürleştirme ve Hacim konusunda kesinlikle ''EVET''! açıkçası iki arada bir derede kaldım bende. Ben uzatması ve kirpik aralarımın sıklaşması niyetiyle almıştım, aralarda yeni kirpikler çıkmaya daha ilk hafta başlamıştı ve 3.haftanın sonunda tek söyleyeceğim belirgin, kalın ve sık aralıklı kirpiklerim oldu sonunda ama hala kirpik kıvırıcısına mahkumum! Yani uzatmıyor kirpikleri arkadaşlar, üzerinde 2 haftalık kullanımda sonuç verir yazıyor ben bir ümit 3üncü haftada kullanayım, belki etkisi olur, öyle yazayım diye düşündüm ama malesef uzama namına milim yok:)

     Son söyleyeceklerim 17,90 tl'ye aldığımdan ve en azından idda edilenlerden birini başardığı için çok üzülmedim açıkçası. Aman aman alınacak bir ürün mü? Malesef değil! Ama biraz hacimli ve sık aralıklı kirpiklerim olsun diyorsanız alabilirsiniz. Uzatma amacıyla sakın yaklaşmayın hayal kırıklığı ve paranıza yazık olur derim.. Yinede yaz aylarında iyi bir waterproof önlemi olcağını düşünümüyor değilim ve ''bu kadar kullandım biraz daha süreyim belki işe yaramaya yeni başlamıştır elbet uzatır!'' umuduyla elim gitmiyor değil hala hergün bu seruma, alışkanlık yaptı galiba:))

                                                                                              KİSS KİSS!!
                                                                                                                   PİNK BUNNY

İçimden Gelenlerle Karışık Beauty Tips:)

Merhaba Pinkylerim;
    Uzuuun bir aradan sonra nihayet pc'nin başına geçebildim ve içimde, kıyıda köşede ve en önemlisi makyaj masamın üzerinde biriken ne varsa dökeceğim sonunda bloguma. Yeni yıl öncesi kalabalık bir alışverişim oldu Rossman, Gratis, Watsons ve GittiGidiyor üzerinden yakaladığım tüm fırsatlardan elimde kalanları ayrı ayrı yazmaya karar versemde bu yazımda toplu resimlerini paylaşayım dedim:)





    Resimdede görüldüğü gibi yazacak malzeme bol olunca nereden başlayacağını bilemiyor insan ama bir beauty tips yani tam türkçe karşılığı olmasa kendimce bir çeviri yaparaktan güzellik önerileri ve kozmetikle ilgili küçük sırlarım hakkında ne zamandır hem içimden gelen hemde kendimi tanıtıcı bir yazıyla başlamaya karar verdim.. Hazırsak önce kozmetik sırlarım ile başlıyorum;

1) Asla ama asla göz makyaj çıkarıcımı değiştirmem. 15yaşında gerçek makyaj ürünleri kullanmaya başladım (daha öncesinde hep ya annemin verdikleri yada annemin izin verdiklerini:)) kullanmıştım, kendime ait bir makyaj çantam yoktu!). Kısaca lise 1'den beri sadece ve sadece Bebak Acı Badem Sütüyle çıkartırım makyajımı. En sivilceli dönemimde bile değiştirmedim ve bir aile geleneğimiz olarakta ölene kadar değiştirmeyeceğim. Ananem, babannem, annem hatta aileye sonradan dahil olan yengemler bile değiştirmemişse vardır bir bildikleri:))

2) Asla sıcak suyla yıkanmam! Evet doğru duydunuz maske yaptığımda ılık su ile temizlerim sadece bunun dışında hiçbir zaman sıcak su alışkanlığım olmadı ya buz gibi olsun su yada soğuğa yakın ılık. 25 yaşında olmama rağmen hala çatlak yada selülit problemimin olmamasının ve çok zor hastalanmamın sanırım sebeblerinden biri bu.

3) Eye-liner özürlüsü bir kız olduğum için çekmeden önce küçük bir bant parçası yapıştırırım hazırlık olarak. Yerini iyi ayarlayarak gözümün bitiminden kaş bitimime yani dış tarafa doğru enlemesine hiç bastırmadan hafifçe yerleştiririm sonra kalem yada liner'ı bol kepçe sürerim ! Burda bantın amacı biri havaya biri suya bakmasın o çizginin kuyrukları:)) Sonra bantı çıkardığımda iki gözümde barbie bebeklerinki gibi çizgilerim olmuş olur, 1 cm bant bu işi gayet güzel görür, elim titredi sil baştan derdi yok olur:))

4) Dudak kalemlerinin sedefli yavru ağzı ve ya açık pembe renklerini gözümün içine çekerim üniversitede öğrenci yoksulluğunda keşfettim bunu. Genel alışkanlık mat beyaz kalemdir ama yavru ağzını özellikle deneyin derim yumuşak görüntüyü fark edip bir soran çıkacaktır elbet:) 

5) Koyu renk ojeden önce renksiz cilayı bol bol ve diplerine sürerim ki çıkarttığımda oje artıkları kalmasın o aralarda ve acelem varsa elimi vazelinleyip öyle oje sürerim sonra elimi yıkarım ve ta! taaaam! kenarda taşırdığım ojeler gitmiş olur. Yani vazelin tenime ojenin yapışmasını engellediği için yıkayınca taşanların hepsi suyla akaaar gider:) Yalnız bu vazilenle sürülen oje sabah hazırlık telaşında yada son dakika dışarı çıkmaya karar verilen anlarda kurtarıcı olsada ojenin performansını düşürüyor bu yüzden eve döndüğünüzde çıkarmanızı öneririm yoksa ertesi gün uçlardan bozulmalar başlıyor;)


     Şimdilik aklıma ilk gelenler bunlar, bundan sonra ayda bir kez Beauty Tips yapmaya karar verdim çünkü bir yazı mümkün değil yetmeyecek konuya. Son olarak blogumun amacı hakkında kısa kısa paylaşmak istediklerim var;

1) Bu blogda olabildiğince makul fiyatlı ürünleri tam adları ve işlevleri ile paylaşmaya çalışıyorum çünkü ben çok seyyahat eden ve kendine bakmayı seven bir insan olmama rağmen biliyorum ki herkesin sakıp dedesi yok ki her istediğinde bir çek yazıversin.. yada 18 yaşındaki bir üniversite öğrencisiyle 30 lu yaşlarındaki bir iş kadınının kozmetik için ayırdığı bütçe aynı olamaz sanırım. Birde Yurtdışında yaşayan Türk bayanlarımız var ki onlar arkadaş bile bulamadıkları, yalnız kaldıkları ve bazen dillerini konuşamadıkları ülkelerde bizim gibi blogları okuyarak gidermeye çalışıyorlar ihtiyaçlarını. Bu yüzden herkese ulaşabilmek amacıyla uygun fiyatlı ve verim aldığım ürünleri paylaşmaya özen gösteriyorum..

2) Yazılardaki resimleri ilk aldığım haliyle koymama rağmen bir kaç kez kullanmadan yazılarını yazmıyorum. Sadece bir kez denemiş olmak benim için yeterli değil, biraz kullandıktan ve çevreminde yorumlarını aldıktan sonra yazıları hazırlıyorum ki sabit fikirlilik yapmış yada satış görevlisinin bana kakaladıklarını gelip olduğu gibi sizinle paylaşmış olmayayım:)

3) Birde yazacağınız yorumlar benim için çok önemli lütfen olumlu yada olumsuz hiçbir yorumdan kaçınmayın çünkü sadece bir yazar değil aynı zamanda okuyucuyumda benimde sizden öğreneceğim birşeyler vardır umuyorum. Bu blogu bir takma isim ile kurmuş olsamda kendim olarak birçok yerli, yabancı blog okuyor ve kanal izliyorum, bir videoda benim saatlerce yapıştıramadığım tırnak bantlarını güzel bir kızımız 3 dakikada kaymak gibi taktı gözlerime inanamadım yada bir blogda yapısı çok akışkan diye kötülediği fondoten gibi bir sıvı fondoteni ne zamandır aradağımı yazının sahibi bilemiyor doğal olarak:) Herkesin ihtiyaçları, fikirleri ve yöntemleri farklıdır bu yüzden benim için geri dönüşleriniz çok önemli!

   Hepinize dileklerinin gerçeğe dönüştüğü bir yıl dilerim sevgilerle!!!

                                                                                       KİSS KİSS
                                                                                                         PİNK BUNNY!



29 Kasım 2012 Perşembe

100. Şube Kutlaması Gratis İndirimi The Balm, Essence Alışverişimi Desem? The Balm'dan Payıma Kalan mı?



     Merhaba pinkylerim;



     
     Uzun süredir beklediğim Gratis indirimi 100.Şubesinin şerefine 26-27 kasım tarihlerinde yapıldı. Bu haberi indirimin son günü 17:30 İstanbul-İzmir uçağında hosteslerden öğrendim tabi iner inmez elimde bavulumla nasıl Gratis mağazası aradığımı tahmin edersiniz:)) 
     İzmir-Hatay şubesine girdiğimde saat akşam 8 olmuştu ve mağaza resmen yağmalanmış gibiydi.. Yolda hayalini kurduğum Nude-tude, Down boy, Frat boy ve Mary lou hayallerim yerle bir oldu. The Balm standının neredeyse süslerini bile söküp götüreceklermiş, bu indirimi az kişinin duyduğu ve kaçırdığı söyleniyor ama the balm standında oje bile bırakılmamıştı resmen. Birde duyulsa Gratis'in halini düşünemiyorum bile:))
     Bende haliyle daha az yağmalanmış essence standına şöyle bi el atıp kasaya gelmiştim ki son anda alınmaktan vazgeçilmiş Balm-jovi ve Balmbini Paleti vardı görevlinin elinde. Haliyle ikisinide almak için atladım ama Balm-jovi paleti açıp baktığımda tamamının parmaklanmış ve bütün gün tester niyetine kullanılmış olduğunu farkettim. Bende depodan yeni gelmiş jelatini bile yırtılmamış Balmbini'yi alıyordum ki, Görevlinin tüm ''sağlıklı değil'' uyarılarına rağmen bakteri yuvası Balmjovi'yi  saniyede kapan yan kasadaki müşteri beni şoktan şoka soktu ıııııyk:S 
     Vel-Hasıl kelam hayal kırıklığı ile karışık bir kaç parça essence ve bir Balmbini paleti son anda kapmış olmanın gururuyla işte Gratis İndirimi Alışverişim artı ve eksileriyle karşınızda;





Soldan sağa doğru;

1) Essence twilight serisi Breaking Dawn eye-liner: 01-alice had a vision rengi
normal fiyatı 7,95 tl indirimli 3,98 tl
Açıkçası ben hiç beğenmedim simleri soluk,sürmesi zor ve kalıcı değil.

2)Essence XXXL Shine lipgloss; 05-super girl rengi
normal fiyatı 5,99 tl indirimli 3,00
koyu renkli olanları yapış yapış gelmişti ama şeffaf tonları olanlarını sevdim

3)Essence My Base Aydınlatıcı; pembe tonu
normal fiyatı; 12,99 tl indirimli 6,50 tl
Verdiği aydınlık görünümü farketmeyen yok, bronz tonunda olanı alınacaklar listesine eklendi;)

4)Essence Stay All Day fondoten; 20-Soft Nude rengi
normal fiyatı 12,99 tl indirimli 6,50 tl
Kapatıcılığı orta, yapısı hafif bence günlük ve pratik bir fondoten.

5)Essence Get Big! Lashes Volume-Curl Mascara;
normal fiyatı 7,99 tl indirimli 4,00 tl



Bu çok büyük sürpriz oldu benim için, kirpiklerim uzun ama yere bakar benim bu maskarayı aldığımdan beri kıvırıcıya elim gitmez oldu. Sayesinde reklamlarda ki gibi kirpiklerim oluyor hemde ne yapışıyor nede akıyor bütün gün. Sanırım artık kolay kolay vazgeçemeyeceğim bundan:))


Ve finalde;

Essence Tekli far; 02-altın simli ve 03-gümüş simli
normal fiyatı 5,49 tl indirimli 2,75
Mat renklerini hiç denemedim ama simli olanlarını bayıla bayıla kullandığımdan alıp deneyin derim. Kırılmaz, fazla tozlanmaz, iyi yapışır ve renkleri yarı şeffaf sayılırlar.

VE SONUNDA THE BALM BAMBİNİ PALETTE;
normal fiyatı 50 tl indirimli 25 tl
Siyah ve Mavi-mor tonunu ıslak fırça ile eye-liner olarak kullandım ve sonuç harika!
Aydınlatıcıyı allık üzerine bir kat sürdüm ışıltısı süper gece makyajı için ideal!
Henüz bronz, yeşil farları ve kırmızı ruj-allık renklerini denemedim, kahve tonlarındaki nude ruj günlük olarak kullandım, şöyle böyle diyelim;)

ZAMAN AYIRIP OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. SORU VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.. PİNKY PİNKY KALIN!

                             KİSS KİSS 
                   PİNK BUNNY.

23 Kasım 2012 Cuma

L'action Paris Gözenekleriniz Sıkışsın!

Merhaba pinkylerim....

    Dün yayınladığım ''İlk Alışveriş'' yazımda verdiğim sözü, arayı fazla soğutmadan tutayım dedim. Paylaştığım bazı ürünlerin sadece isimlerini vererek pas geçtiğimi sanmayın çünkü hakkında uzuun uzuun anlatmaya değer olanları ayrı tutmaya karar vermiştim...
    Bugün onumu yazsam? bunumu paylaşsam? diye kendi kendime konuşaraktan, blogları dolaşırken benim çok sevdiğim ama nedense isminin türkçe bloglarda pek geçmediğini farkettiğim L'ACTİON PARİS markasının hakkını teslim etmeye karar verdim.

    L'ACTİON PARİS cilt bakımı ve saç bakımı ürünleriyle meşhur, avrupalı kadınları avucuna almış bir firmadır. Ülkemize neden bu kadar geç geldi ve eş dost hala neden bu markayla tanışıp coşmadı orası şaşırtıcı ama her seyyahatte stok yapmaya çalışmaktan kurtulduğum için ben havalara uçmaktayım:)) Kendileriyle tanışmam 2005 yılında Atinadaki Hondos Center'da gözenek sıkılaştırıcı kremi ile olmuştur. O ergenlik yıllarımda benden daha asi olan, siyah noktalarımdan ve o noktaların yaveri olan gözeneklerden bu marka ile kurtulmuştum.Bugün sizinle bu ilk kullandığım ürününü paylaşacağım. Daha sonra kirpik serumu ve leke düzenliyici serumunuda aynı şekilde bloglamayı düşünüyorum ama şimdi ilk göz ağrım ile giriş yapmaya karar verdim.. VE KARŞINIZDA;



     

     L'ACTİON PORE REDUCİNG CREAM (GÖZENEK SIKILAŞTIRICI KREM)

    17'den 57'ye her yaştaki bayanın başının belası, cilt yapısı, yaşam şekli, alkol sigara tüketimi, ağzımızdan aldığımız nefesin yetmemesi:) vb. sebeblerle oksijen! oksijen! diyen yüzümüzün bize kendini ifade etme şeklidir gözenekler.. Olmasalar iyi olur ama bir Adriana Lima değilseniz makyaj çantanızın olmazsa olmazı bu krem olmalıdır.. Gelelim kullanım şekline, artılarına ve eksilerine;
    Kullanımı basit, her sabah yüzünüzü yıkadıktan sonra küçük bir miktar alıp gözenekli bölgelere ellerinizle yedirmeniz yeterli. Yağlı yada nemli bir yapısı yok uçucu serumsu bir ürün ama böyle dediğim için yüzü matlaştıran, deriyi pul pul kurutan bir krem gelmesin aklınıza, sürdüğünüz gibi emilip kayboluyor zaten. Hoş kokusu kalmasa teninizde ''Sürdüm mü? Sürmedim mi? ben bişey anlayamadım:)'' gibi bir hisse bile kapılabilirsiniz ki etkilerini görene kadar bu gayet normaldir.
   Gelelim benim yorumlarıma ve artı eksilerine; Dediğim gibi ben 2005'de çirkin ördek yavrusu günlerimde tanıştım bu kremle. O zamanlar T bölgem aşırı yağlı ama cildim kupkuruydu ve elmacık kemiklerimde siyah noktalar vardı hala karma- kuru arası bir cilde sahibim, cilt tipimi not olarak belirtmek istedim ki sizde kendinize göre bir fikir edinebilin. Aşağıdaki resime gelince; Normalde ürünün ambalajı sıkmalı tüp şeklindeydi, şimdiyse yenilemişler sanırım çünkü kremin içeriği aynı olmasına rağmen gratisten bu pompalı küçük şişecik çıktı ve bence eski haline göre daha kullanışlı olmuş. Yurtdışında hala sıkmalı tüplerde satılan yerler var, gurbetçi arkadaşlarımızdan alıcak olanlar ''pore reducing'' yazıyorsa üzerinde şaşırmayın, içerik aynıdır ama kutusu farklı olabilir. Artılarına gelince;




   



    1)Paketinde yağlı ciltler için yazmasına rağmen benim cilt tipim kuru ama gözenekleriminde maşşallahı var. bu şişecikse yüzümü hiç kara çıkarmadı.Açıklama bölümü zaten yağlı cilt tipine yönelik olduğu için bu tipteki arkadaşlara diyecek fazla sözüm alıp, deneyin derim. Benim gibi kuru cilde sahip olanlarsa nemlendirme, koruma gibi etkiler beklemesin, buna karşılık kurutup pul pul döküntüler yapmıyor cildimde bu yüzden benim için artı aldı. Gönül rahatlığıyla kullanıp üzerine bol bol nemlendiricinizi, yaz aylarında spf kreminizi yada uyguladıktan hemen sonra fondoteninizi sürüp makyaja başlayabilirsiniz, etkisinden de birşey kaybetmiyor test ettim onayladım:) 
    2) İlk 2-3 gün bir değişiklik yokmuş hissi uyandırsada bir haftanın sonunda sonuç sizi şaşırtabilir. 3.haftadan sonra siyah noktaların gelişimini kesmesi insana ''ohhh bee!'' dedirtiyor. Cildiniz kuru ve siyah noktalarınız çok oluyorsa, kurtulma  seçenekleriniz yağlı ciltlere göre daha azdır bu yüzden yukarıdaki ''ohh bee!''nin kıymetini benim gibi çeken bilir:)) Hem gözenekler gidiyor, hemde kirlerin birikmesinde engelleyici rol oynuyor birde yüzüm gerilip kaşınmıyor ki, denediğim başka sıkılaştırıcı ürünlerde bu başıma geldi buda bambaşka bir artı özelliği benim için..
    3) Bilindiği gibi Sephorada Beneffit Professional var siz sormadan ben yazayım dedim. Karşılaştırma yapmadan olmaz:) Öncelikle ikiside aynı şeyi hedefleselerde birbirlerinden çok çok ayrı ürünler. Professional yüzü makyaj öncesi hazırlayan ve anında gözle görülür azaltma sağlayan bir ürün bunu kabul etmemek aptallık olur (etmezsem küser bana, onunlada az oynaşmıyor değilim makyaj yaparken:)) ama ciltte kalıcı bir etkisini ben görmedim açıkçası.Makyaj altında harikalar yaratıyor ama makyajı çıkar yine yerli yerinde beni bekliyor o gözenekler, L'action'da bi kaç haftalık düzenli kullanımda 7-8 aylık kalıcı sonuç alıyorum ki bu 19.90 TL.lik yada 11.99 euroluk fiyatına göre (bundan emin değilim yurtdışından en son bu fiyata almıştım.) başarılı bir sonuç bence. uzun uzun ürünü anlatmamın sebebide bu zaten..

   Gelelim Eksilerine;
    1) Sonuçlarını bir haftanın sonunda görmek benim biraz canımı sıkıyor. Diğer blogger arkadaşlara çok imrenirim istikrarlarından dolayı ama ben o kadar istikrarlı biri değilim. Sadece gözenekleri hedeflediği için kremin yapısı ilginç hemen emilip kayboluyor, başka herhangi bir etkisi olmadığından sabahları sürüp sürmediğimden emin olamadığım zamanlar oluyor. bazen 2 kere üst üste bazen hiç sürmediğim olabiliyor. Her ne kadar sonuç alıyor olsamda bu güvensizlik yönüyle eksiyi aldı benden!

 Umarım okurken sıkılmamışsınız, soru ve yorumlarınız bekliyorum pinkylerim, zaman ayırdığınız için teşekkürler!!!

                                           KİSS KİSS
                                          PİNK BUNNY

21 Kasım 2012 Çarşamba

Ve ilk Alışveriş Yazım...

    Merhaba pinkylerim;

    İlk yazıya giriş yapmak gerçekten zormuş, bu yazıya, birkaç defa silip yeniden başladıktan sonra, ''bu sefer silmek yok'' diye şartlanarak giriş yaptığımı biraz utanarak birazda kendi halime gülerek belirtmek isterim.

    Gelelim bugün yaptığım gratis ve sephora alışverişime. Bilenler bilir Bahçeşehir semtinde Gratis yok! En olmadık semtlerde bile karşıma çıkarak sadece avm değil sokak mağazacılığıda yapan bu cici markanın Bahçeşehir gibi bir yerde şubesinin bulunmayış sebebini bilmemekle birlikte bu durum  beni çok şaşırtıyor... Haliyle buralarda olmayınca bende kalktım Beylikdüzü Torium'da bulunan Gratis'e gitmek zorunda kaldım. Torium Mağazası diğerlerine göre daha geniş olmasına rağmen bana çok renksiz ve ruhsuz geldi.. Renksizlik standların ve raflardaki ürünlerin aşırı düzenli ayrılması ama dizilişlerinin karışık olmasından, örneğin aradığınız markayı hemen buluyorsunuz ama hangisi tester hangisi kapalı ürün hangisi ellenmiş hangisi ellenmemiş çözmek zor. Kısaca gayet resmi sıralılar ama özensiz ve pis gözüküyor ambalajlar. Ruhsuzluğun sebebi ise çalışanlarıydı, resmen birşey sormayalım diye köşe kapmaca oynadık mağazanın içinde ki; ben gratisleri severim gratisin satış görevlileriyle konuşmayı ve beni hep doğru yöndendiriyor olmalarından dolayı ayrı severim ama toriumda alışverişten soğudum.. Yine Gratise gidermiyim? kesinlikle ''EVEET'' ama toriuma asla, asla, asla.. yarım saat fazla araba kullanırım ama kalkar Yeşilköy şubesine giderim:))
    Gelelim aldıklarıma. Şimdilik sadece resimlerini isimlerini ve fiyatlarını paylaşıcam çünkü ayrıca incelemesini yazmayı düşündüklerim var;



1) ı love... cosmetics lemons&lime 3 parça lık set: 5.00               

2)Benri 80'li kare makyaj temizleme pamuğu: 3.25tl                   

3)Cala 30'lu aleo vera özlü makyaj temizleme mendili: 3.37tl  

4)L'action kirpik bakım maskarası: 17.90tl                                      
(''Eyelash treatment'' yazıyor ambalajında)                            

5)L'action gözenek sıkılaştırıcı krem: 19.90tl                                    
('' Pore reducing cream'' yazıyor ambalajında)                       

6)City color 4'lü mini far: 2,75tl                                                              




7) Demeter tek notalı kokuların adedi: 12.50 tl

8)essence nude glam no:3 cottoncandy oje: 2.50 tl

en baştaki ı love.. ürünleri ilk resimdeki paketin açılmış hali. İçerisinden resimde gördüğünüz 100ml. duş jeli, 100ml vücut kremi ve lipgloss çıktı, gloss benim için süpriz oldu çünkü alırken dikkat etmemiştim:))

demeterin kokularına ben motivasyon şişecikleri diyorum. kalıcılıkları düşük ve tek notalı oldukları için parfümden ziyade gün içinde ders çalışırken yada toplantı öncesi şöyle bi havam yerine gelsinde mutlu olayım diye fıslatılması tarafımdan tavsiye edilir! cherry blossom çiçeksi-şekerli, sex on the beach alkolsuz meyve kokteyllerini anımsatıyor bana. Cannabis flower bana unisex bir koku gibi geldi çiçekten ziyade baharatlı yada bitkileri anımsatıyor biraz. Eğer erkek arkadaşınız böyle şeylerden hoşlanıyorsa bir ona bir kendinize alabilirsiniz...

Sephoradan sadece bath serisinin içinde yağ bulunan banyo topçuklarndan aldım. aslında benefite göz atmak istiyordum ama bir telefon:) üzerine fazla zamanım kalmamıştı. Sürekli kullandğım ve banyodan sonraki yumuşaklığını sevdiğim için resimdeki topçukları seçmeden avuçlayarak alıp çıktım artık kokuları ne çıkarsa bahtıma....

KİSS KİSS
PİNK BUNNY

Karar Verilmiştir!

    Çok uzun zaman önce binbir hevesle açılan bu blogu ne yapacağımı bir türlü karar verememiştim.. kendi hayatımla ilgili yazsam; gündemim benim bile takip edemeyeceğim kadar hızlı değişirken toparlayıp nasıl yazacaktım? Dıdısının dedesi resmen çok uzun işti...  Sonra insanları  ve ilişkileri yazmayı düşündüm ama prensip olarak hoşuma gitmedim. (özlük hakları diye bi olay var! nıçk nıçk bunny hiç etik değil!! hem sen romantik bile değilsin ilişkilermiş peaah:)). Sonra sonra farkettim ki okuduğum yada takip ettiğim kişiler bunu hayatta yapmaktan keyif aldıkları şey üzerine yürütüyorlar. Şimdi geldik incilerimi n döküldüğü yere ; peki ben nelerden keyif alıyordum?

PEKİ BEN NELERDEN KEYİF ALIYORDUM?

   Oturdum liste yaptım;
1)çiçeklerim; '' yooo yooo bunu kendime yapamam! bu çok kişisel hem daha emekliye ayrılmadım:) bunu 40 yaş sonrasına saklayayım en iyisi:))

2)arabalar; ''işte o hiç olmaz sonra erkekler dünyasında uğraş dur!''

3) teknoloji; '' yeni çıkan oyunları, cihazları düşündükçe çok heyecanlanıyorum.. elektronik delisiyim ama elektronik delilerinin dünyasına dalmaya hazırmıyım?''

4) gezdim gördüm olaylarınıma girsek?; '' bu en mantıklı olanı ama sürekliliği olmayabilir.. erenlerimin sağı solu belli olmaz ki benim? 2 hafta evden çıkmadığımda olur, 1 haftalık seyyahati 1 aya uzattığımda:S belli olmaz, hiç belli olmayadabilir yani!?)
veeeee sonuç; 

   Arkadaşlarla içilen kahveler, iceberg (bu sevgilim takma adı) ile yapılan konuşmalar ve gittigidiyorda 2005ten bu yana tez yazıp yüksek doktorasını yapmış bir alışveriş manyağı olarak GÜZELLİK-KOZMETİK blogu yapılmasına karar verilmiştir... Vatana millete hayırlı uğurlu olsun!

                                                                                                         Kiss Kiss!
                                                                                                     Pink Bunny       

14 Eylül 2012 Cuma

Haydi Bakalım!

Akşam akşam resmen başıma iş açtım... Ben ki;
*Yazım imla kurallarını çocukluk anılarına gömmüş,
*Ne internetten ne klarnetten pek anlamayan,
*Espri anlayışı ve hayat görüşü anca kendine kıt,
*İşin kimyası gereği önce twitterda bi patlama yapması gereken ama anca blogu açtıktan sonra henüz bir twitter hesabının olmadığı aklına gelen (şimdi açsam tutar mı?! hihihihi...)
*Çeri çöpü size anlatacak olan (hatta bazen ordan burdan duyupta kendi yaşamışçasına ballandıra ballandıra iteleyecek olan)
  Pekte güvenilmez, arsız ama pisliksiz pasaksız bi kızım işte!!!
  Çok büyük vaatlerim yok.. ''Herkesin var, benimde bitane olsun!'' mantığıyla açılmış bu blog, keramet-i harikası gereği benim ortalığa döktüklerimi sizin alıp kafanızın bir yerlerinde saklamınız ve yeri geldiğinde ordan çıkarıp kullanmanız mantığından ibarettir...
                                                                                                 Kiss Kiss Pink Bunny!